
Çocuklar da tıpkı yetişkinler gibi kaygı yaşayabilirler. Ancak çoğu zaman bunu doğrudan ifade edemezler. Karın ağrıları, uyku sorunları, okula gitmek istememe, aşırı utangaçlık ya da sinirlilik gibi davranışlar, altta yatan kaygının bir işareti olabilir. Araştırmalar, çocuklukta yaşanan kaygının zamanında desteklenmediğinde ilerleyen yaşlarda sosyal ve duygusal gelişimi olumsuz etkileyebileceğini göstermektedir. Özellikle sınav, ayrılık, sosyal ortamlara girme gibi durumlar çocuklar için yoğun stres kaynakları olabilir. Profesyonel destek sayesinde çocuklar hem kaygılarını anlamayı hem de onunla başa çıkmayı öğrenebilir. Erken müdahale, çocuğun psikolojik dayanıklılığını güçlendirmek için en etkili yoldur.
Eğer çocuğunuzda bu tür belirtileri gözlemliyorsanız, birlikte değerlendirmek ve uygun bir destek süreci oluşturmak için buradayım. Yardım istemek çocuğunuzun geleceğine yapılacak en güçlü yatırımdır.