Kaygı (Anksiyete) Yaşıyor Muyum?

Bazen her şey yolunda gibi görünür ama içeride bir şey hep huzursuzdur. İç çekişlerinize kulak verirsiniz, nefesiniz daralır, yüreğiniz hızlı atar. Oysa dışarıdan bakıldığında her şey “normal”dir. İşte bu hâl, kaygının en tanıdık maskesidir: Sessiz, görünmez ama derinden etkileyici.

Anksiyete Nedir?

Kaygı (anksiyete), geleceğe dair belirsizlikler karşısında zihinsel, duygusal ve bedensel düzeyde verilen bir alarm tepkisidir. Aslında doğaldır. Ancak bu alarm sistemi sürekli ve kontrolsüz biçimde çalışmaya başladığında, yaşam kalitemizi düşürebilir.
Modern psikolojiye göre kaygı, yalnızca zihinsel değil, fizyolojik bir deneyimdir. Kas gerilimi, mide ağrıları, odaklanma güçlüğü, uyku sorunları… Hepsi anksiyetenin gölgeleri olabilir (American Psychological Association, 2022).

“Korkular, söyleyemediğimiz dualardır.”
— Khalil Gibran

Ne Sıklıkla Görülür?

Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO, 2023) göre dünya genelinde yaklaşık her 8 kişiden 1’i kaygı bozukluğu yaşıyor.
Türkiye’de ise yapılan bir çalışmada (TÜBİTAK, 2021), üniversite öğrencilerinin %35’inin klinik düzeyde kaygı belirtileri gösterdiği tespit edilmiştir.“Zihin susmadığında, beden konuşur.”
– Bu ifade, psikolojik belirtilerin fizyolojik karşılıklarını anlamamız açısından oldukça açıklayıcıdır

Kaygı Belirtileri
Nelerdir?

  • Sürekli endişe ve en kötü senaryoya odaklanma
  • Kalp çarpıntısı, göğüs sıkışması
  • Kas gerilimi, baş dönmesi
  • Karar vermede zorluk
  • Uykusuzluk veya huzursuz rüyalar
  • Sosyal ortamlardan kaçınma
  • “Kontrolü kaybetme” korkusu

Bilimsel Yöntemlerle Çözüm Mümkün mü?

Evet. Kaygı bozuklukları, en iyi tedavi edilebilen psikolojik sorunlar arasında yer alır.
Özellikle:

  • Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
  • Duygu Odaklı Yaklaşımlar
  • Farkındalık Temelli Müdahaleler (Mindfulness)
    kanıta dayalı etkili yöntemlerdir (Hofmann, Asnaani, Vonk, Sawyer & Fang, 2012).

Bu terapiler; olumsuz düşünce kalıplarının fark edilmesini, bedensel gevşemenin öğrenilmesini ve yaşam olaylarına karşı psikolojik esnekliğin artırılmasını sağlar

“Kaygı, yalnızca zihnin değil; duyguların ve bedenin de konuştuğu bir dildir.”
Ve bu dili anlamak mümkündür. Yalnız olmadığınızı bilmek, değişimin ilk adımıdır.

Yardım Almak Neden Önemlidir?

Çünkü insan bazen kendi içine fazla yaklaşır ve orada kaybolabilir.
Terapi, bir pusula gibidir; kendinize dönüş yolunuzu çizmenizde rehberlik eder.
Eğer siz de yukarıda bahsedilen belirtileri yaşıyorsanız, birlikte değerlendirebilir ve size en uygun destek sürecini planlayabiliriz.

Yardım istemek güçsüzlük değil; farkındalıkla gelen cesarettir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top